Termal Haberler
Termal Şifa Hakkında
İl İl Kaplıcalarımız
Türkiye Turizm Rehberi
Termal Oteller & SPA
5 Yıldızlı Oteller
4 Yıldızlı Oteller
3 Yıldızlı Oteller
Kaplıca Tur Operatörleri
Hastalıklar
Kaplıca Tedavileri
Cilt bakımı ve Güzellik
Faydalı Bilgiler
İlanlar & Reklamlar

|
Termal Şifa
Türkiye Termal Turizm
Rehberi
Çok Yakında Çıkıyor
Yerinizi Almakta Acele Ediniz
Bilgi için lütfen mail
yazınız en kısa sürede size mutlaka cevap verilecektir.
Termal Turizm
Termomineral
su banyosu, içme, inhalasyon, çamur banyosu gibi çesitli türdeki yöntemlerin
yaninda iklim kürü, fizik tedavi, rehabilitasyon,egzersiz, psikoterapi,
diyet gibi destek tedavilerinin birlestirilmesi ile yapilan kür (tedavi)
uygulamalari yanı sıra termal sularin eglence ve rekreasyon amaçli kullanimi
ile meydana gelen turizm türüdür.
Kür
Tedavi etkeninin belli dozda, seri halde, düzenli araliklarla, belli
sürelerle tekrarlanarak verilmesi ile uygulanan tedavi yöntemidir.
Kaplıca Tedavisi
Toprak, yer alti ve deniz kaynakli mineralli sular, gazlar, peliodler
(çamurlar) ve iklimsel unsurlar gibi dogal tedavi unsurlarinin yöredeki
iklim olanaklari ve gerekli görülen diger tedaviler ile birlikte kür
tarzinda uygulandigi bir tedavi sistemidir.
BalneoterapiTermomineral sular, peloidler ve gazlar gibi doğal tedavi
unsurlarının banyo, içme ve inhalasyon (soluma) yöntemleri ile kür tarzında
tedavi amaçlı kullanılmasıdır.
İnhalasyon UygulamalarıTermomineral su zerrecikleri ile yapılan soluma
uygulamalarıdır.
İçme Kürleri
Mineralli sular ile kaplıcalarda ya da yaşanılan yerde yapılan içme
kürleridir.
Peloidterapi
Doğal, jeolojik ve/veya biyolojik olaylar sonucu oluşan organik ve/veya
inorganik maddeler olan peloidlerin bir balneoterapi yöntemi olarak
kullanılmasıdır. Halk arasında şifalı çamurların tedavi amaçlı kullanılması
olarak bilinmektedir.
Klimaterapi
Hava sıcaklığı, nem, rüzgar şiddeti ve hızı, güneş ışınımı ve benzeri
iklimsel faktörlerin sistematik ve dozlanmış kür tarzında uygulanmasıdır.
Talassoterapi
Koruyucu ve tedavi edici ve/veya kür amaçlı olarak tıbbi gözetim ve denetim
altında, deniz suyu iklimi ve unsurlarının kür tarzında uygulandığı bir
tedavi sistemidir.
Hidroterapi
Termomineral sular ile yapılan yıkama, duş ve dökme gibi uygulamalardır.
Ayrıca, her birey için özel olarak düzenlenen ve ideal olarak amaca uygun
inşa edilmiş havuzlarda gerçekleştirilen, sinir-kas-iskelet sistemiyle
ilgili fonksiyonları geliştirme-iyileştirme amaçlı bir havuz tedavi programı
olarak da tanımlanmaktadır.
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon
Kaplıca tedavisinde kullanılan elektroterapi, egzersiz tedavileri, masaj ve
diğer yöntemlerdir.
Medikal Tedavi
Kaplıca tedavisi sırasında hastaya lokal veya sistemik olarak uygulanan ilaç
tedavi yöntemidir.
Destek Uygulamalar Sağlık eğitimi, diyet uygulamaları, günlük yaşam
aktivitelerinin
düzenlenmesi, davranış değişikliği eğitimleri ve psikolojik destek
yöntemidir.
Türkiye'de Termal Turizm
Türkiye jeotermal kaynak zenginliği ve potansiyeli açısından Dünyada ilk
yedi ülke arasında yer almakta olup, Avrupa'da birinci sıradadır. Ülkemizin
termal suları, hem debi ve sıcaklıkları hem de çeşitli fiziksel ve kimyasal
özellikleri ile Avrupa'daki termal sulardan daha üstün nitelikler
taşımaktadır. Termal sularımız doğal çıkışlı ve bol su verimli, eriyik maden
değeri yüksek, kükürt, radon ve tuz bakımından zengindir. Ülkemiz
sıcaklıkları 20 ºC'nin üzerinde debileri ise 2–500 lt/sn arasında
değişebilen 1500'den fazla kaynağa sahip bulunmaktadır.
Deniz kıyısında bulunan termal kaynaklar turizm çeşitliliği açısından önemli
avantajlar sağlamaktadır. Ayrıca dağcılık ve ormanlık bölgelerinde bulunan
termal kaynaklar ise çevre ve doğa kullanımı dolayısıyla farklı çekici
unsurlara sahiptir.
Termal turizmin sağladığı olanaklardan bazıları;
• 12 ay turizm yapma imkanı,
• Tesislerde yüksek doluluk oranına ulaşılması,
• Yüksek istihdam oluşturulması,
• Diğer alternatif turizm türleri ile kolay entegrasyon oluşturarak bölgesel
dengeli turizm gelişmesinin sağlanması,
• Termal tesislerde insan sağlığını iyileştirici aktiviteler yanı sıra
sağlıklı-zinde insan yaratma, eğlence ve dinlenme olanaklarının da
bulunması,
• Kür merkezi (tedavi) entegrasyonuna sahip tesislerin maliyetini çabuk geri
ödeyen karlı ve rekabet gücüne sahip yatırımlar olmasıdır.
Ülkemizde 46 ilde 190 civarında kaplıca tesisi bulunmaktadır. Kültür ve
Turizm Bakanlığından termal amacına yönelik olarak (Sağlık Bakanlığınca kür
merkezi uygun görülen) turizm yatırım belgesi almış 10 tesisin yatak sayısı
2.461, turizm işletme belgesi almış 30 tesisin yatak sayısı ise 8.562'dir.
Yaklaşık olarak 16.000 yatak kapasiteli 156 tesis ise yerel idare tarafından
belgelendirilmiştir. Tedavi etkeninin belli dozda, seri halde, düzenli
aralıklarla, belli sürelerle tekrarlanarak verilmesi ile uygulanan tedavi
yöntemidir.
Dünya'da Termal Turizm
Dünya'da
çeşitli ülkeler termal turizmin insan sağlığında önemli bir yeri olduğunun
bilincinden hareketle termal turizm konusuna önem vermektedir. Termal turizm
amaçlı olarak senede Almanya ve Macaristan'a 10 milyon kişi, Rusya'ya 8
milyon kişi, Fransa'ya yaklaşık 1 milyon, İsviçre'ye 800 bin kişi
gitmektedir. 126 milyon nüfuslu Japonya'nın Beppu şehrine sadece 13 milyon
kişi termal turizm amaçlı olarak gitmektedir.
Avrupa'da birçok tedavi edici kaplıca merkezi mevcuttur. Almanya, Fransa,
İsviçre, İtalya, Yunanistan, Rusya, Macaristan ve Çek Cumhuriyeti gibi
ülkeler başta gelmektedir.
Termal turizm Avrupa ülkelerinden Almanya'da önemli sektör haline gelmiştir.
263 adet resmi belgeli termal merkez bulunan Almanya'da tesislerin toplam
yatak kapasitesi 750.000'dir. Almanya'nın Stuttgart kentinde bulunan Das
Leuze Kaplıca ve Rekreasyon Tesislerini yaz aylarında günde 8000 kişi
ziyaret etmektedir. Bu rakam, yıllık ortalama 3000 kişi/gün olmaktadır.
Hekim teşhisi ve raporu olması şartıyla, kaplıca tedavilerinin hem özel hem
de kamu sağlık sigorta şirketleri tarafından tam veya kısmen karşılandığı
ülkelerden biridir.
Çek Cumhuriyeti ve Slovakya'da son yıllarda çok gelişmiş tedavi edici
kaplıca merkezleri kurulmuştur. İki ülkede 60 tedavi edici termal merkezi
bulunmakta olup senede 500.000'e yakın hastaya tedavi hizmetleri
verilmektedir. Hekim raporu olması kaydıyla, sigorta şirketleri tedavi
masraflarını tam veya kısmen karşılamaktadır.
Ayrıca, Fransa'da 104, İspanya'da 128 adet ve İtalya'da ise 360 civarında
termal tesis bulunmaktadır. Rusya'da çok sayıda kür merkezi bulunmakta
olduğu ve yılda 8 milyon turistin geldiği belirtilmektedir
Japonya'da 1500 adet kaplıcada 100 milyon geceleme kapasiteli termal turizm
yapılmaktadır. Beppu'da 1000 litre/saniye jeotermal su termal turizm amaçlı
kullanılmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri 'ndeki Arkansas eyaletinde ise
55 bin kişinin yararlanacağı termal tesislerin yapılmış olduğu, Hawai'de
turizmi 12 aya yaymak için termal sulardan yararlanılarak yeni kurulan
tesisler ile termal turizm ağırlıklı uygulamalara başladığı bilinmektedir.
|
Sağlık Turizminin Tek Eksiği Tanıtım |
Türkiye, sağlık sektöründe
fiyat, kalite, uluslararası standartlardaki hastaneler, eğitimli ve
tecrübeli insan kaynağı gibi özellikleriyle dünya pazarının güçlü
oyuncularından biri olmaya aday. Ancak bunun için güçlü bir tanıtım
organizasyonu gerekiyor.
Geçtiğimiz aylarda gazetelerde Turizm Bakanı Atilla Koç’un bir
açıklaması yer aldı. Dünyanın en önemli fuarlarından biri olan Dünya
Turizm Borsası’nı ziyaret eden ve Türkiye’nin İngiltere’de sağlık
turizminde atağa geçeceğini dile getiren Koç, fuara Türkiye ve KKTC
tarafından geniş bir katılım sağlandığı, bunun sonuçlarının 2007
yılında görüleceğini dile getirmişti.
İngiliz turistler, Türkiye’nin mevsimlik turizm merkezlerini tercih
etmeleri ile dikkat çekiyor. Peki, Turizm Bakanı’nın açıkladığı ve
bu kadar önem verdiği sağlık turizmi ile bildiğimiz turizm sektörü
arasında ne gibi farklar var? Neden Türkiye, bu sektöre önem
veriyor? Yabancı turistler neden sağlık turizminde Türkiye’yi
öncelikli tercihleri arasına alıyor?
AB Ve Sağlık Turizmi
Sağlık turizminin, dünyada hızla gelişen küreselleşme sürecinin
sonuçlarından biri olduğu söylenebilir. Artık insanlar, sağlık
sorunlarını çözerken, yalnızca kendi ülkelerindeki hekimleri ya da
fiyatları değil; en iyi çözüm/en iyi fiyat yollarını düşünerek
hareket ediyor. Sektör, hastanelerde beklenen uzun sıralar, yüksek
maliyetler, hizmet kalitesi vb. sorunlar nedeniyle, bilinçli
tüketicilerin ve özellikle AB sürecinin tetiklediği ve hızla
gelişmesini sağladığı bir turizm dalı haline geldi. Türkiye ise dil
sorunu, bilgi ve tanıtım eksikliği, sistem/kültür farklılıkları ve
profesyonel hizmet eksikliği vb. gibi nedenlerle bu avantajlardan
tam anlamıyla faydalanamıyor.
Sağlık Turizmi Neleri Kapsıyor?
Saç ektirmeden, dış tedavisine, estetik ameliyattan tüp bebeğe
kadar insan sağlığıyla ilgili akla gelebilecek her türlü alanı
kapsayan sağlık turizminde, hastaneler, oteller, kaplıcalar,
içmeler, spa masajı, sağlık kürü merkezleri vb. yerler hizmet
veriyor.
Sağlık turizminde birçok başarı öyküsü var. Örneğin Kosta Rika ve
Küba, tüp bebek ve göz cerrahisi alanlarında bir “marka” haline
geldi. Diş tedavisinde Macaristan, estetik cerrahi ve obezite
tedavisinde ise Belçika ilk akla gelen ülkeler arasında. Pazardan en
büyük payı alan ülke ise Hindistan. Yılda ortalama 150.000 sağlık
turistini ağırlayan Hindistan’da sektör her yıl yüzde 30 büyüme
gösteriyor. 2012 yılında da ülkenin bu alandaki gelirinin 1,2 milyar
pound olması bekleniyor. Bu başarının nedeni ise; niş alanları çok
hızlı fark ederek yatırım yapmaları ve hizmet kalitesinden
vazgeçmeden ucuz fiyat alternatifleri sunabilmeleri. Türkiye’ye en
çok rağbet gösteren ülkeler arasında ise Almanya, Hollanda,
Avusturya ve İngiltere sayılabilir. Türkiye’ye her yıl ortalama
200.000 sağlık turisti geliyor. İşletmeciler, bıraktıkları kâr payı
nedeniyle, kişi başına ortalama 500 Euro harcama yapan sağlık
turistlerini tercih ettiklerini ifade ediyorlar.
Özel ve bazı devlet hastanelerinin dünya standartlarındaki
altyapısı, başta hekimler olmak üzere sağlık hizmet sunucularının
eğitim ve deneyim seviyesi bu özelliklere sahip diğer ülkelere göre
fiyat avantajları, eşsiz doğal ve tarihsel zenginlikler vb.
özellikler, Türkiye’nin sağlık turizmi sektöründeki artılarını
oluşturuyor. Sektörel olarak organize olamamışlılık ve sistemdeki
karmaşanın henüz giderilememiş olması gibi özellikler ise kısa
zamanda üstesinden gelinebilecek eksiklikler olarak sıralanıyor.
Türkiye’nin uluslararası sağlık turizminden hak ettiği payı almasını
engelleyen bir diğer eksiklik ise sahip olduğu kaynakların ve
avantajların etkili bir şekilde tanıtılamıyor olması.
Hangi Avantajlara Sahibiz?
Bu sektörde Türkiye’nin en büyük avantajı fiyatlar! Örneğin bir
Avrupa ülkesinde diş tedavisi 5.000–7.000 Euro arasında değişirken,
bu rakam Türkiye’de 1.500 Euro civarında. Ancak bir konuya dikkat
çekmek gerekiyor: Yapılan araştırmalara göre sağlık turizminde
kaliteden ödün vermek pahasına fiyat düşürmek, müşteri sayısını
arttırmıyor. Tam tersine sağlık turistlerinin bu konuya her şeyden
önce dikkat ettikleri belirtiliyor. Bunun yanında Türkiye’nin
sektörde oluşturduğu bir markadan söz etmek mümkün değilken,
yetkililer özellikle saç ektirme konusunda da önemli bir mesafe
kaydedildiğini belirtiyor.
Kaplıca kaynakları ve termal turizm açısından dünyanın en zengin 3
ülkesinden biri olan Türkiye, elindeki bu bulunmaz kaynakları doğru
ve verimli şekilde değerlendiremiyor. Isıtma, enerji, ilaç ve
kozmetik sanayilerinde de yararlanılan termal kaynakların sağlık
turizmi içerisinde hak ettiği yeri alabilmesinin önündeki tek
eksiklik uygulama. İşletme yönetimindeki zayıflıklar, insan
kaynakları ve müşteri ilişkileri konusunda yaşanan sorunlar,
profesyonel web sitelerinin eksikliği, var olanların zayıflıkları
vb. etkenler bu büyük avantajın atıl kalmasına neden oluyor. Termal
kaynakların ve yeraltı sularının yalnızca yüzde 6’sı kullanılıyor.
Yani, Türkiye’nin sahip olduğu en büyük zenginliklerden biri olan
yeraltı sularının büyük çoğunluğu boşa akıyor.
Bu eksiklikler nedeniyle, birçok yabancı yatırımcı, sektördeki
sorunları düzeltmek için çaba harcamak yerine kendi işletmelerini
kurma yolunu takip ediyor. Örneğin bir İngiliz grup, Pamukkale’de
kaplıca satın aldı ve işletmesini kendisi yapıyor.
Türkiye Sağlık Turizmi Derneği Başkanı Dr. Sinan İbiş, Türkiye’nin
termal yatak kapasitesi en üst seviyeye çekildiği takdirde yılda en
az 20 milyar dolar daha turizm girdisinin sağlanabileceğini
belirtiyor. Türkiye’nin termal kaynaklar konusunda dünya lideri olan
İtalya karşısında rekabet gücünü arttırmak amacıyla Vatikan’daki
Termal Sanatlar Akademisi’yle ortak projeler geliştiriliyor.
Öte yandan bu olumsuzlukların karşısında, Türkiye sektörde iki yönlü
atılım yapmak konusunda önemli çalışmalar içinde. Bu çalışmanın bir
ayağını Batı diğer ayağını ise Doğu oluşturuyor. Çünkü Batı için
fiyat, Doğu içinse kendi ülkelerinde bulunmayan hizmet altyapısı
nedeniyle Türkiye, her iki tarafta da büyük avantajlara sahip.
Yaz ve kış doğa turizmi için Türkiye’yi tercih eden Batılı turisti
aynı zamanda sağlık turizmi için de çekmek konusunda çalışmalar
yapılıyor. Fiyat avantajının yanı sıra doğal güzellikleriyle de bir
çekim merkezi olan Türkiye, Batılı “sağlık turistleri”nin
tercihlerinde ilk sıralarda yerini almaya başladı.
Özellikle 11 Eylül olaylarının ardından, güvenlik nedeniyle Arap ve
Orta Doğu ülkelerindeki insanların ise vize sorunu yaşadıkları
bilinen bir gerçek. Dolayısıyla tedavi olmak için yurtdışına çıkması
şart olan insanlar için Türkiye bulunmaz bir şans niteliğinde. Daha
önce Türkiye’yi 2. seçenek olarak değerlendiren Doğulu sağlık
turistleri için artık Türkiye ilk tercih haline geldi.
Türkiye’de sağlık turizminin gelişmesi için niteliklerin en önemli
bölümüne sahibiz. İklim, doğa, tarih, hastaneler, insan kaynağı,
teknolojik imkânlar, uzmanlıklar, uygun fiyatlar, şifalı sular…
Sektörün bu özelliklere ek olarak ihtiyaç duyduğu tek şey tüketici
ile sektörü buluşturacak profesyonel organizasyonların varlığı. Bu
açığın hızla kapanması ile ilgili potansiyel oluşmuş durumda.
Özel hastaneler de dünyada yıllık ortalama 100 milyar dolarlık bir
pazara sahip olan sağlık turizminden paylarına düşeni arttırmak için
yatırım yapmaya başladı. Hatta bunun için “Turkish Healthcare Group
(Türk Sağlık Turizmi Grubu)” kuruldu. Sağlık Bakanlığı ve Kültür ve
Turizm Bakanlığı ile eşgüdüm içinde çalışacak olan grup, Türkiye’nin
sağlık turizmi alanındaki avantajlarını yurtiçinde ve yurtdışında
tanıtmak için 2007 yılı boyunca sürecek olan çeşitli fuar ve
workshoplar hazırladı. Bu uluslararası organizasyonlarda Türk sağlık
kuruluşları, genel hastaneler, estetik cerrahi ve diş, göz,
kulak-burun-boğaz (KBB) hastaneleri vitrine çıkarılacak.
Geçtiğimiz aylarda gazetelerde Turizm Bakanı Atilla Koç’un bir
açıklaması yer aldı. Dünyanın en önemli fuarlarından biri olan Dünya
Turizm Borsası’nı ziyaret eden ve Türkiye’nin İngiltere’de sağlık
turizminde atağa geçeceğini dile getiren Koç, fuara Türkiye ve KKTC
tarafından geniş bir katılım sağlandığını, bunun sonuçlarının 2007
yılında görüleceğini dile getirmişti.
İngiliz turistler, Türkiye’nin mevsimlik turizm merkezlerini tercih
etmeleri ile dikkat çekiyor. Peki, Turizm Bakanı’nın açıkladığı ve
bu kadar önem verdiği sağlık turizmi ile bildiğimiz turizm sektörü
arasında ne gibi farklar var? Neden Türkiye, bu sektöre önem
veriyor? Yabancı turistler neden sağlık turizminde Türkiye’yi
öncelikli tercihleri arasına alıyor?
Bir Deniz Tedavisiyle Turist Çekiyorlar
Sağlık turizminde Türkiye’den bir başarı öyküsü ise Dünya
Thalasso (deniz tedavisi) Federasyonu’nun Türkiye’de tanıdığı tek
sertifikalı sağlık oteli ve sağlık turizmi kataloglarına giren tek
Türk oteli olan Antalya’daki Türkiz Otel. Yılda 9.000 kişiye “deniz
tedavisi” uygulayan otelin müşterileri genellikle İsviçre, Fransa,
Almanya, Belçika, İskandinav ülkeleri ve Rusya’dan geliyor. Otelde
uygulanan tedaviler çok çeşitli; anti-stres, zayıflama, selüloit,
anti-aging (yaşlanma etkilerini azaltma) tedavisi vb. Otelin yıllık
cirosunun yüzde 55-60’ı deniz tedavisinden gelirken, müşterilerin
yüzde 90’ýnýný da yabancı turistler oluşturuyor. Otelde bireylerin
yanı sıra firmalar için de toplu paketler uygulanıyor.
Türkiye’ye Talep Artıyor
Dünyanın birçok ülkesinden Türkiye’ye sağlık turizmi konusunda
ilgi artarken, yeni yatırımlar ve iş ortaklıkları da gerçekleşiyor.
Örneğin, Amerikan sağlık turizmi şirketlerinden GlobalChoice
Healthcare ile Türkiye’den Memorial Sağlık Grubu arasında, Amerikalı
hastaların ya da “sağlık turistleri”nin Türkiye’ye yönlendirilmeleri
konusunda anlaşma imzalandı. Şimdiye kadar Meksika, Kosta Rika,
Hindistan, Tayland ve Singapur’daki hastanelerden hizmet sağlayan
GlobalChoice Healthcare, artık hastalarını Türkiye’ye yönlendirecek.
Kardiyoloji, kalp ve damar cerrahisi, ortopedi, plastik cerrahi ve
diş hastalıkları gibi birçok branştan hasta geleceği tahmin
edilirken, İngiltere gibi sağlık turizmi sektöründe önemli yeri olan
ülkelerden de Türkiye’ye talebin artması bekleniyor.
Kaynak: KobiFinans Dergisi 13. Sayı |
|
|