Yeraltının çok derinlerinde başlayan uzun bir yolculuk sırasında dağların tepelerin altından geçerken her adımda doğal mineraller, oligo elementler ve mikro organizmalarla zenginleşerek nihayet bir yerden yol bulup yeryüzüne ulaşan sulardır, termal sular!
İnsanların çok eski çağlarda adına efsaneler yaratıp yararlarını mucize olarak değerlendirdikleri bu sulara boşuna şifalı sular demezler. Aslında efsaneler hep benzer şeyi anlatır; öykünün kahramanı ya kralın kızıdır ya da köpeğidir. Ölümcül hastalığı yüzünden zavallı bir su kıyısında ölüme terk edilir. Ama bu sular onu iyileştirip topluma döndürür… Tarihte en eski kaynaklar M.Ö. 3000 / 4000lerde önce Mısırlıların, daha sonra da Romalıların ve Yunanlıların termal suları tedavi amacıyla kullandıklarını gösteriyor. Orta Çağ ile Rönesans arasında hristiyanlık, işin eğlenceli tarafı yüzünden kaplıcalara iyi gözle bakmadığı için termal suların kullanımında bir gerileme görülüyor. Yine de XVll yüzyılda termal suların kullanımı tedavi ve sağlıklı olmak için ele tekrar ele alınıyor. XX yüzyılda ise şık kaplıcalar hem tedavi hem de bir kür biçimi olarak Avrupa'da yaygınlaşıyor. ll. Dünya Savaşı sonrasında kaplıca tedavileri geliştirildi ve kaplıcalar birer tedavi merkezi olarak kurumsallaştırılarak açıldı; termal suların kullanım alanları zenginleşti, kozmetiğe kadar uzandı…
Termal sular
Termal suların özelliklerini şöyle sıralayabiliyoruz:
· Yeryüzünün derinliklerinden gelirler,
· Fiziksel ve kimyasal özellikleri vardır (mineral tuzlar, oligo-elementler, ısı ve su miktarı)
· Farmakolojik etkiye sahiptirler,
· Kaynak suları doğal ve saftır; bakteriyolojik ve kimyasal kirlenmeye uğramamıştır.Termal suların mineral yoğunluğuna göre değerlendirilmeleri (1 litrede mg. Miktarına göre):
· Çok az mineral içeren sular: 50 ml/lt.
· Az mineral içerikli sular: 50 - 500 mg/lt.
· Orta derecede mineralli sular: 500-1500 mg./lt.
· Çok zengin mineral içerikli sular: 1500 mg/lt.Termal sular, çok çeşitli özellikleri ve etkileriyle de sınıflara ayrılıyor:
· Termal suların en önemli özelliği mineral tuzlardır:
· Bikarbonatlı sular hazmı kolaylaştırıyor, damarlardaki baskıyı azaltıyor ve idrarı arttırıyor.
· Klorlu sular solunum yollarını etkiliyor, metabolizmayı canlandırıyor,
· Sülfürlü (kükürtlü) sular kan dolaşımını ve sinir sistemini uyarıyor, dermatolojide ve romatizmal hastalıkların tedavisinde kullanılıyor,
· Sülfatlı sular ciltte, eklemlerde ve sindirim organlarında etkili.
· Demirli sular, bağırsak tembelliğinin giderilmesinde etkili.
· Isotonik: Ozmik baskısı kanın plasma basıncıyla eşit değerde. Dolayısıyla hücre yapısı için ideal özelliğe sahip.Termal suların kullanım alanları…
Termal suların, çok eski zamanlardan beri gelen sağlık ve tedavi amaçlı kullanım alanlarını şöyle sıralayabiliyoruz:
· İçerek: Kür tedavilerinde termal suyun kullanım alanlarından biridir, doğrudan organizmaya etki yapma özelliği nedeniyle genellikle sabahları önerilir.
· Banyolar (balneoterapi): Toplu girilen havuzlar ya da kişisel banyolar halindedir. Burada bütün vücut küvetteki suya batırılır ya da bele kadar suya girilir, sadece el veya ayaklar suya sokulur. Banyo jakuzzi şeklinde de olabilir.
· Duşlar: Banyo etkisindedir, ancak jet duş şeklinde baskılı su püskürtülerek masaj şeklinde uygulanabilir. Sadece belli bir bölgede de sınırlandırılabilir.
· Çamur (peloid) ve buhar banyoları: Termal sularla sulanmış çamurun tüm vücuda ya da belli bir bölgeye uygulanmasıyla yapılan bakımlardır. Aynı şekilde termal suyun buharı da kullanılır.Kozmetikte kullanımı…
Termal sular dermatoloiide de tedavi maksatlı kullanılıyor, ancak içerdikleri mineral ve oligo-elementlerin cildin nemlendirilmesi ve yenilenmesindeki güçlü etkisi görüldüğünden bu sular günümüzde baz olarak kozmetik bakım ürünlerinde de kullanılıyor.















